top of page

Sevi Çarkı

  • 13 Nis 2021
  • 8 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 27 Haz 2023






Anahata Chakra,

Ya da Kalp Chakra'sı, Kalp Merkezi




Sevi Çarkı, göğsün ortasında, kalbin hizasındadır. Öne doğru açılır.


Şifa sürecinde kalp dünya planına ait enerjileri ruhsal plana ait enerjilere, ruhsal plan enerjilerini de dünya planı enerjilerine dönüştürür. Fiziksel dünyadaki davranışlarımızın merkezi burasıdır. Ego iradesi ya da irade ile ilgilidir.


Sevi Çarkı ve İlgili Özellikler


Renk: Yeşil, ayrıca pembe ve altın sarısı


İlgili Unsur: Hava


Duyu: Dokunma


Sembol: 12 yapraklı lotus


Yetenek: Sevecenlik, şefkat, sevgi, muhabbet…


Çark Algılaması: Sevme


Bilginin Yapısı: Bir başkasını sevme duyusu


Meditasyon Pratiği: Sevginin gül pembe ışığı, bir çiçeği sev


Gölge Duygular: Korku, bağımlılık


Element: Hava


Aurik düzeylerde şuurun ifade edilişi: Astral düzey


Şuur ifadesi: Ben-Sen duyguları


Affirmasyon: İnsani seviyorum


Temel İlke: Kendini adama, nefsini yenme


Bedendeki İlgili Bölgeler: Kalp, sırtın yukarısı, göğüs ve göğüs boşluğu, ciğerlerin alt bölgesi, kan ve dolaşım sistemi, deri


İlgili Salgı Bezi: Timüs… Timüs bezi büyümeyi düzenler ve lenf sistemini kontrol eder. Ayrıca bağışıklık sistemini destekleme ve güçlendirme işlevi vardır.


İlgili Astrolojik Burçlar ve Gezegenler


Aslan/Güneş: Duygusal sıcaklık, içtenlik, cömertlik


Terazi/Venüs: İlişki, sevgi, uyum arayışı… Benliğin büyümesi.

Satürn: Bireysel egodan kurtulma ve böylece gerçek sevgiyi mümkün kılma.


Sevi Çarkı'nın Amacı ve İşlevi


Sevi Çarkı tüm sisteminin merkezidir. Üç düşük fiziksel ve merkezle üç yüksek zihinsel ve ruhsal merkezleri birleştirir. Sembolü olan altıgen, bu üç düşük ve üç yüksek çarkın nasıl karşılıklı olarak birbiriyle iç içe geçtiklerini canlandırır. Sevi Çarkı’nın unsuru hava, duygusu dokunmadır. Bu, kalbin esnekliğini, ilişki kurma yeteneğini ve aynı anda hem dokunma hem de dokunulma özelliklerine sahip olduğunu gösterir. Burada ayrıca başkalarından hoşlanma yeteneğini ve kozmik titreşimlere katılımı buluruz. Yine aynı enerji merkeziyle doğadaki güzelliği ve müzik, görsel sanatlar ve şiirdeki uyumu algılarız. Sevi Çarkı’nda hayaller, sözcükler ve sesler, duygulara dönüştürülür.


Sevi Çarkı’nın amacı sevgi yoluyla tam birleşmeye ulaşmaktır. Bazen üzüntü acı, ayrılık korku su ya da sevgiyi yitirme korkusu şeklinde görünseler bile, derin bir ilişkiyi uyumu ve sevgiyi Sevi Çarkı yoluyla ifade ederiz. Saf ve tamamen açık olduğu zaman, Sevi Çarkı, sadece kendisi için var olan ve kazanılıp kaybedilemeyen bu gerçek, mutlak sevginin merkezini oluşturur. Bu sevgi, yüksek çarklarla bağlandığında, Bhakti'ye yani tüm Yaratılış'taki İlahi varlığın farkına varmanızı sağlayan ve evrendeki her şeyin kalbiyle birleştiren İlahi Sevgi'ye dönüşür. Bu hedefe ulaşma yolunda kalbimiz kendi kişiliğimizi sevmeyi, anlamayı ve kabullenmeyi öğrenmeli ve ilk şart olarak, başkalarına ve genelde hayata "evet" diyebilmeli.


Bir kez, tüm deneyimlerimizi, isteklerimizi ve duygularımızı derin bir anlamda kabul edip amaçlarını anladıktan sonra, Sevi Çarkı’nda yaşamı sevgiyle kabulleneceğiz, çünkü yaşamın tüm duyguları v e ifadeleri sevgi ve birlik arayışından doğuyor ve aslında onlar da sevginin bir ifadesi.


Olumlu ve sevgi dolu bir kabulleniş, bilinçli bir "evet" deyiş, olumsuz ifade şekillerinin ve duyguların karşı koyamayacağı titreşimler doğuruyor. Yoğun ke der, öfke ya da umutsuzluk duygularının, sevgiyle, yansız ve bölünmemiş bir ilgiyle nötralize edilebildiklerini belki, siz de fark etmişsinizdir. Henüz fark etmediyseniz, zaman zaman bunu uygulayın.


Acı ya da hastalık çekiyorsanız, zarar görmüş organa ya da vücut bölgesine sevgi dolu ilginizi vererek sağlığına tekrar kavuşmasını önemli ölçüde hızlandırabilirsiniz. Demek ki, Sevi Çarkı’nızda kendiniz kadar başkaları için de büyük bir dönüştürme ve yerleştirme potansiyeli taşıyoruz. Kişiliğinizin tüm yönlerini sevmeyi ve tamamen kabullenmeyi öğrenirsek değişebilir ya da iyileşebiliriz. Aynı sevgi, başkalarına karşı tam bir sevgi için, şefkat ve anlayış için de bir ön şarttır.


Sevi Çarkı’nın enerjisi çok güçlü akar ve açık bir Sevi Çarkı, başkaları üzerinde, kendiliğinden iyileştirme ve dönüştürme etkisi yaratabilir. Fakat bilinçli ve kasıtlı iyileştirme Emir Çarkı da rol almalıdır.


Sevi Çarkı, yeşil, pembe ve bazen de altın renginde ışımalar yapar. Yeşil, tedavi, sempati ve uyumun rengidir. Eğer aydınlanmış bir kimse (aurayı "görme" yeteneğine sahip biri) bir kişinin Sevi Çarkı’nda açık yeşil bir renk algılıyorsa, bu, gelişmiş bir şifa verme yeteneğini gösterir; eğer aura pembe ile karışık altın rengi ise, kişi, İlahi olanın saf ve cömert sevgisinde yaşıyor demektir.


Sevi Çarkı genellikle en derin ve en canlı sevgilerin zemini olarak görülür. Bu enerji merkez i yoluyla ruhumuzun evrensel parçasıyla, içimizdeki İlahi varlığın parıltısıyla ilişki kurabiliriz. Sevi Çarkı, ayrıca Emir Çarkı’nın açılması için, algıların arıtılmasında önemli bir rol oynar, çünkü Yaratılışın daha gizemli yönleriyle ilişki kurmak, kalbini adamaktan geçer. Yani, Emir Çarkı’nın yüksek yetenekleri, Sevi Çarkı’yla elbirliği içinde gelişir.


Bunun için, Doğu'daki ve Batı'daki çoğu spiritüel disiplinler ya da okullar, Sevi Çarkı’nın açılması üzerinde yoğunlaşırlar.


Uyumlu Çalışma


Öteki çarkların hepsiyle uyum içinde çalışan, tamamen açık bir Sevi Çarkı, İlahi sevgi için bir köprüdür. Kalbinizin enerjileri dünyanızı değiştirebilir ve çevrenizdeki insanları birleştirir, uzlaştırır ve hatta iyileştirir. Doğal bir sıcaklık, samimiyet ve mutluluk yaşarsınız. Bu, çevrenizdeki insanların kalplerini açar, güven verir ve neşe yaratır. Şefkat ve yardım etme isteği, size çok doğal görünür.


Duygularınız, iç çalkantılardan, çelişkilerden, şüpheden ve belirsizlikten uzaktır. Vermenin mutluluğuyla sadece sevgi adına seversiniz ve bu yolla bir şeyler kazanmayı beklemezsiniz. Kendinizi Yaratılış'la uyumlu, güvende ve rahat hissedersiniz.


Kalbinizdeki sevgi, tüm ayrılma ve birleşme oyununun farkına varmanızı sağlar. "İlahi olanla birleşme isteğinin temellerinin, aslında yaşamın İlahi yönünden ayrılmakta ve bu ayrılışla doğan üzüntüde yattığını size kendi deneyimleriniz öğretmiştir. Tanrı'nın gerçek sevgisinden doğan sonsuz neşeyi yaşamak için, önce bir ayrılık olmalıdır.


"Kalbinizin bilgeliği" yoluyla, dünyasal ve kişisel olaylara yeni bir bakış açısından yaklaşırsınız. Kalbinizdeki sevgi, Tanrı'ya ve onun Yaratış'ına duyulan sevginin büyüyüp gelişmesi için sarf edilen tüm çabayı kendiliğinden destekleyecektir. Tüm varlıkların kalbinizde yaşadığını anlarsınız. Artık yaşama belli bir mesafeden bakmayacak ve sizin yapabileceğiniz bir şey olmadığını düşünmeyeceksiniz. O nu kendi yaşamınızın bir parçası olarak göreceksiniz.


Yaşıyor olma duygu su içinizde o kadar güçlü gelişir ki , "yaşam"ın en saf ve özgün şekli ile ne anlama geldiğini öğrenmeye başlarsınız: İlahi sevgi ve mutluluğun hiç bitmeyen ifadesi.


Uyumsuz Çalışma


Kötü çalı şan bir Sevi Çarkı, kendini çeşitli şekillerde gösterebilir. Örneğin, aslında sevginin kaynağına bağlı olmadan, her zaman başkalarının yanında olmayı ve özgürce vermeyi istiyor olabilirsiniz. Gizlice belki de bilincinde olmadan ya da kabul etmeden verdiğiniz "sevgi"nin karşılığında her zaman takdir ve destek bekleyebilir, çabalarınız yeteri kadar takdir edilmediği zaman, derin bir hayal kırıklığı yaşıyor olabilirsiniz.


Ayrıca gücünüzün bir bölümünü verebilecek kadar güçlü ve sağlam hissediyor olabilirsiniz. Fakat öte yandan, başkalarının size sunduğu sevgiyi kabul etme yeteneğinden yoksunsunuz ve almayı beceremiyorsunuz. Şefkat ve yumuşaklık sizi rahatsız ediyor. Belki de kendi kendinize, başkalarının sevgisine ihtiyacınız olmadığını söylüyorsunuz. Bedensel olarak bu ve tüm bir olacaktır.


Yetersiz Çalışma


Sevi Çarkı’nın yetersiz çalışması sizi yaralanmalara karşı çok duyarlı ve başkalarının sevgisine karşı çok bağımlı bir hale getirir. Özellikle kendinizi başkalarına açtığınızda dışlanmış hissederseniz, son derece kırılırsınız. Bu olduğunda kendi kabuğunuza çekildiğinizi, üzgün ve ke derli olduğunuzu hissedersiniz. Sevgin izi vermek istiyorsunuz, fakat dışlanma korkusu, bunu yapmanın uygun yolunu bulmanızı imkânsız kılıyor. Ve sizin bakış açınıza göre, bu, eksiklerinizi ve yeteneksizliğinizi sık sık doğruluyor.


Belki de sevgi eksikliğinizi kapatmak için aşırı arkadaş canlısı davranıyor ve her zaman başkalarına yardımcı olmaya çalışıyorsunuz. Böyle yaparak, aslında, insanlarla gerçek ilişkiler kurmadan, herkese eşit derecede mesafeli davranıyorsunuz. Kalbiniz böyle bir durumla karşılaştığında, kurtulmaya çalışıyor ya da kendinizi dışa kapatıyorsunuz.


Eğer Sevi Çarkı’nız tamamen kapalıysa, bu, kendini soğukluk, kayıtsızlık ve hatta "kalpsizlik" şeklinde gösterecektir. Herhangi bir şey hissetmek için güçlü dış dürtülere ihtiyacınız vardır. Dengesiz ve çökkün olursunuz.


Sevi Çarkı’nı Temizleme ve Canlandırma Yolları


Doğayı Yaşamak


El değmemiş yeşil kırlarda yapılan her sessiz yürüyüş Sevi Çarkı’nız yoluyla tüm varlığınıza uyum getirir. Her bir çiçek, bir sevgi mesajı ve masum bir neşe iletir ve aynı özelliklerin sizin kalbinizde de yeşermesini sağlar. Özellikle pembe renkli çiçekler, Sevi Çarkı’nın enerji sini canlandırmak ve iyileştirmek için uygundur.


İnce bulutlu pembe bir gökyüzü kalbinizi parlatır ve genişletir. Gökyüzündeki bu resmin güzel ve yumuşak renklerinin sizi sarmasına ve alıp götürmesine izin verin.


Ses Terapisi


Müzik: Kalbinizin, yaşamın dansına katılmasını sağlayan herhangi bir klasik, New Age ya da Doğu veya Batı'nın geleneksel müzikleri Sevi Çarkı için uygundur. Sevginin gücünü uyandırır ve onu ahenk yaratacak şekilde etkilerler. Yaratılış'ın uyumunu ve neşesini canlandıran ilahiler ya da meditasyon dansları da çok uygundur.


Ses: Sevi Çarkı’na ait olan ses "a" sesidir ve Fa'dan söylenmelidir. "A" sesi kalbin doğrudan farkına varılmasını sembolize eder ("A!" ünleminde olduğu gibi) Tüm seslerin en açık olanı budur ve insan sesinin çıkarabileceği olası en büyük ifade zenginliğini temsil eder. “A” sesi kabullenmeyi yani sevgi doğuran kabullenmeyi anlatır. Akılları henüz "iyi" ile "kötü" arasındaki farkı anlayacak kadar gelişmemiş olup, çoğu zaman sadece deneyimleri üzerinde "yorum" yaparak yaşayan bebeklerin sesidir.


Mantra: YAM


Renk Terapisi


Yeşil: Kırların ve ormanların rengi olan yeşil, bize doğayla uyum ve şefkat verir ve bizi uzlaşmaya açık bir hale getirir. Başkalarının durumunu anlar, iç huzur ve berraklığı yaşarız. Ayrıca yeşilin beden, zihin ve ruh üzerinde üretici bir etkisi vardır. Bize yeni enerji sağlar.


Pembe: Pembe rengin zarif, şefkatli titreşimleri kalbinizdeki gerginliği giderebilir, sevgi ve şefkat duygularını canlandırır ve çocuksu bir mutluluk duygusunu geri getirebilir. Bu titreşimler, ayrıca yaratıcı etkinlikleri de desteklerler.


Değerli Taş Terapisi


Kızıl Kuvars: Kızıl kuvars yumuşak, pembe rengi, inceliği, şefkati ve sevgiyi cesaretlendirir. Kalbinizde kalabalık, düşüncesizlik ya da ilgisizlikten doğmuş yaraları iyileştirecek titreşimlerle ruhunuzu sarar ve sevgiyi özgürce alıp verebilmesi için ruhu açar.


Kızıl kuvars kendinizi sevmenizi, kabullenmenizi öğretir ve kalbinizi içinizdeki, başkalarındaki ve tüm Yaratılış’taki sevgi ve şefkat ifadelerine açar. Müziğin, şiirin, resmin ve diğer tüm sanatların güzelliğine duyarlı olmanızı sağlar ve hayal gücünüzü, yaratıcı ifade gücünüzü canlandırır.


Turmalin: Pembemsi kırmızı turmalin, sizi dar duygusal kalıplardan kurtarır ve kalbinizi açıp genişletir. Sevginin neşe veren yönlerinin farkına varmanızı sağlar ve sizi, Yaratılış güzelliğinde, masum neşede, ruh sal dansta ya da oyunda beliren İlahi Sevgi'nin dişi görünümüyle birleştirir.


Genellikle kesilmiş halde kullanabileceğiniz yeşil köşeli pembe turmalinlerin ayrı bir önemi vardır, çünkü pembemsi kırmızı turmalinin genişletici özellikleriyle, yeşil rengin iyileştirici, uyumlulaştırıcı titreşimlerini birleştirir.


Kunzite: Kunzite yüce sevginin narin pembesiyle Bilinç Çarkı’nın menekşe rengini birleştirir.


Kunzite, Sevi Çarkı’nızı İlahi Sevgi'ye açar ve kalbinizin mükemmelliğe doğru gelişimine yardım eder. Herhangi bir şekilde bu yoldan ayrıldığınızda her zaman geri dönmenizi kolaylaştıracaktır.


Zümrüt: Zümrüt her şeyi kucaklayan sevginin taşıdır, çünkü sevgiyi tüm düzeylerde güçlendirir ve derinleştirir. Huzur ve iç uyum verirken sizi doğanın enerjilerine de ayarlar. Dahası, onun parlak ışığını yansıtmanıza yardım eder ve bu durumda olmayan bölgeleri size gösterir.


Zümrüt uzaydan dünyaya iyileştirici enerjiler çeker. Üretir, gençleştirir, taz eler ve rahatlatır.


Yeşim Taşı: Yeşim taşının yumuşak, yeşil ışığı huzur, bilgelik, adalet ve alçakgönüllülük verir. Kalbimizi rahatlatır ve bizi sakinleştirir, doğanın tüm güz elliğini keşfedip yaşamamıza izin verir. Böylece tüm Yaratılış'a duyduğumuz sevgiyi arttırır. Eğer huzursuzsanız, sizi rahatlatacak ve huzur içinde uyuyup mutlu rüyalar görmenizi sağlayacaktır.


Aroma Terapisi


Gülyağı: Başka hiçbir kokunun böyle tepeden tırnağa ahenk yaratıcı bir etkisi yoktur. Zarif, sevgi dolu titreşimleri kalbimizdeki yaraları dindirir ve iyileştirir. Yaratılış'taki sevgi, güzellik ve uyum algılarımızı uyandırır. Kalbimize derin bir neşe ve özveri isteği girer. Gülyağı bedensel hazları da canlandırır ve aynı zamanda üstün sevgiye dönüşmelerine yardım eder.


Sevi Çarkı İçin Yoga Şekli


Bhakti Yoga: Bhakti Yoga, kendini adayış ve Tanrı sevgisi yoluyla İlahi olanın farkına varma yoludur. Kendini adayanlar duygularını derinleştirip yoğunlaştırarak Tanrı'ya yönelirler. Her şeyi O'na bağlarlar, her şeyde O'nu görürler ve O'na olan sevgileriyle, bambaşka bir varlık olurlar.


Yaşamda Sevi Çarkı


Bedenin en güçlü çarkıdır. Kanınız, bedeninizdeki her organı beslemek için bu merkezden pompalanır. Olaya ruhsal bakarsak, gökyüzü ya da cennet ve yer bu merkezde birleşir. Kalpten duanın gücü bundandır.


Kalp, Tanrı’ın var olduğu merkezdir.


Bu farkındalık merkezi sayesinde, “Ben” kavramının “Biz”e dönüşümü mümkün olmaktadır. Kalp, sevginin çeşitli ifadeleri olan pek çok duyguyu yayar; sıcaklık, sevecenlik, ihtiras, iyilik, nefret. Dünyadaki her duygu kalp merkezinden yayılır. Hayata, zenginlik, derinlik ve anlam veren bu merkezdir. İhtirası denetler. Kişinin sezgileri ile denetlenmediği zamansa, yıkım getirir. Sevi Çarkı'nın titreşimi ve ritmi o kadar güçlüdür ki saklamak ya da belli etmemek gibi bir şey mümkün değildir. Nasıl konuşacağınızı, ne tür titreşim yayacağınızı bilirseniz,“ben” ve “sen” değil, “biz” diyen titreşimler yayarsınız.

Kalbiniz, başkalarına açık değilse, size de açık olamaz.

Korku duygusu, Sevi Çarkı'nda başa çıkılması gereken karanlık yandır. Bu korku, sevgi duyduğumuz şeyi kaybetmekten korkmaya, bir başkasını fazlaca korumaya ve onun ihtiyaçlarının sizinkilerin üzerine çıkmasına izin vermeye kadar varır.

Sevgi, korkunun tersidir. Minnettarlık, korkudan kurtulmanın ilk adımıdır.


Karşınızdaki kişinin siz olduğunuzun farkına varmak işinizi kolaylaştırır. Minnettarlık duymayı günlük hayatımıza geçirmek zorundayız. Günün her saatinde, evde, işte, çarşıda kısaca nerde olursak olalım, düşmanca duygularımız uyandığında nefes egzersizi yapalım. Eğer kötü bir insan veya olayla karşılaşırsanız, Tanrı'ya öyle olmadığınız için şükredin, iyi bir insan veya olayla karşılaşırsanız, iyi bir şey gördüğünüz için ve o kişi siz de olabileceğiniz için Tanrı’ya şükredin, teşekkür edin.


Kalp rahatsızlıklarının, akciğer hastalıklarının ve göğüs kanserinin bu bölgede olduğunu bilirseniz korku ve bağımlılığın neden olup insanı nasıl öldürdüğünü anlarsınız.


Hayatta işe yarayan iki güç vardır: Sevgi ve Korku, bir madalyonun iki yüzü gibidir. Korku duyduğunuzda bununla baş etmeniz gerekmektedir. Korkudan minnettarlığa geçiş için tüm bedenlerinizle çalışmalar yapmak, hayatınızı ve sağlığınızı daha iyiye gidecek şekilde değiştirecektir.

İnsanlığın en büyük korkusu ölüm ve ölme korkusudur. Herkesin yüzleşeceği bu deneyimden korkmak aslında aptalcadır. Ölümün getireceği acı ve belirsizliktir bizi korkutan.

Ölmek bir sanattır. Yüce kişiler, yüzlerinde bir gülümsemeyle ölmeyi öğrenen kişilerdir.


Bedeninizin sahibi değilsiniz; onun kiracısısınız ve bu süre bitince onu teslim edeceksiniz. Bedeniniz, Tanrı’yı sevmeyi öğreneceğiniz evinizdir. Bu bedenle hayata geliyoruz. Çünkü Tanrı sevgisini burada tam olarak yaşayabiliriz. İnsanlar üzerinde denetimi olmayan bir şey olduğunda sanki kendilerine karşı yapıldığını düşünerek “endişeleniyorum” derler. Fakat bu doğru değildir. Endişeleniyorum, çünkü bunu seçiyorum demek daha doğrudur.

Size güç veren nedir? Düşünceleriniz

Sizi uyandıran nedir? Düşünceleriniz


Sizi mahveden nedir? Düşünceleriniz,

Düşünceler sizi geliştirmek içindir.

Her göz kırpışınızda zihninizden binlerce düşünce geçer. Peki, siz hangisini düşünmeyi seçiyorsunuz? Genellikle olumsuz olanları, çünkü onlar olumludan daha güçlüdür.


Zihin eğitilebilir ve en iyi şekilde de sevgi, övgü ve sevecenlik kullanılarak eğitilir. Burada tutum çok önemlidir. “Minnettar olma tutumu” bedenimizdeki belirli alışkanlığı nasıl değiştireceğimizle ilgilenir, sonra zihinsel, duygusal ve ruhsal tepkimizi değiştirmemize yardım etmek için bedensel düzeltmeyi kullanır.


Endişelendiğinizde, bedende gerginleşen ilk kasınız dilinizdir. Gerildiği an nefesinizi ve kalp merkezini karıştırır. Nerede olursanız olun hemen dilinizi dışarı sarkıtıp, çenenizi gevşetip, burundan nefes alıp ağızdan verin. Minnettar olmayı düşünün, omuzlar gevşemiş, kalp merkezinin arkası açılır, akciğerlerin genişlemesi için yer açılır, kalp atışları yavaşlar, tansiyon düşer.


“Bu endişe sırasında bu bana ne kazandırır? Ne kadar önemlidir?” sorularını sorun.

hediye-karti.png

Sevdiklerini Mutlu Etmenin

Şimdi Tam Zamanı

İhtiyacın Olan Şey

Kendine Bir İyilik Yapmak

bottom of page