Emir Çarkı
- 15 Nis 2021
- 8 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 27 Haz 2023

Ajna Chakra
Ya da Kaş Chakrası, Üçüncü Göz,
Bilgelik Gözü, İç Göz Chakrası
veya Yönetici Chakra

Emir Çarkı, burun köprüsünün bir parmak üstünde alnm ortasmdadır. Öne doğru açılır.
Alın çakrası da denilen “ajna” kendi kendinin farkında olma, içsel vizyon, mutluluk, neşe ve zihin gücü ile ilgilidir.
Kendini iyi hissetmemizi sağlayan serotonin salgılayan hipofiz bezinin (1. omur ) bulunduğu yerdir. Üçüncü göz noktasına yoğunlaşmak, kendimizi yatıştırmanın, dikkati toplamanın en kolay ve etkili yollarından biridir.
Emir Çarkı ve İlgili Özellikleri
Renk: Lacivert, ayrıca sarı veya menekşe
Duyu: Tüm duyular ve duyu dışı algılama
Sembol: 96 taç yapraklı lotus ( 2 x4 8 yaprak)
Yetenek: Sezgi gücü(fiziksel ve duyu dışı görme yeteneği)
Çakra Algılaması: Görme, imgeleme
Bilginin Yapısı: Sembolik ya da düz anlamlı net resimler görmek
Meditasyon Pratiği: Birlik şuuruGölge Duygular: Zihinsel karmaşa, bunalım
Element: Yok.
Aurik düzeylerde şuurun ifade edilişi: Göksel düzey
Şuur ifadesi: Yüksek duygular
Affirmasyon: Evrensel seviyorum
Temel İlke: Oluş bilgisi
Bedenle İlgili Bölgeleri: Yüz, gözler, kulaklar, burun, sinüsler, beyincik, merkezi sinir sistemi.
İlgili Salgı Bezi: Hipofiz. Hipofize bazen "temel bez" de denir. Çünkü salgılama aktiviteleri diğer bezlerin de çalışmalarını kontrol eder. Bir orkestra şefi gibi, diğer bezlerin uyumlu etkileşimlerini gerçekleştirir.
Astrolojik Burçlar ve Gezegenler:
Merkür: Entelektüel düşünce, akılcı düşünce
Yay/Jüpiter: Holistik düşünce, iç ilişkilerin farkına varma
Kova/Uranüs: İlahi olarak esinlenmiş düşünce, yüksek bilgi, sezgi kıvılcımları
Balık/Neptün: Hayal gücü, sezgi, kendini adayarak iç doğruya ulaşmak.
Emir Çarkı’nın Amacı ve İşlevi
Oluşun bilinçli algılanışı Emir Çarkı yoluyla meydana gelir. Yüksek zihinsel güçlerimizin, entelektüel kapasitemizin, hafızamınız ve irademizin merkezidir. Fizik düzlemde, merkezi sinir sisteminin yönetim merkezidir.
Gerçek rengi berrak b i r çivit mavisidir (lacivert) fakat sarı ve menekşe de bulunabilir. Bu renkle r çeşitli b i l i n ç düzeylerinde farklı fonksiyonlara sahiptirler. Akıl c ı ya da entelektüel düşünce sarı ışıma yaratırken, berrak b i r koyu mavi, sezgiyi ve holistik düşünceyi temsil eder. Duyuüstü algılama menekşe tonu renklerle gösterilir.
Yaşamımızdaki her bilinçlenme, öncelikle bilinçaltı duygu sal kalıplarla ya da gerçeklik bilgisiyle beslenen düşünce ve hayallerle başlar. Nasıl tamamlanmış bitkinin ihtiyacı olan bilgi tohumda bulunursa, Yaratılışta beliren tüm bilgiler de saf "Oluş"ta bulunur. Kuantum fiziğinde bu alana "standardize alan" ya da "maddenin en düşük hareket alanı" denir.
Oluş kendi varlığının bilincine vardığında, yaratıcı gelişim başlar. Özne ve nesne arasında başlangıçta oluşan ilişki ikiciliğe yol açar. Oluş, şekilsizliğinde, ilk titreşim kalıbını meydana getirir.
Bu ilk temel titreşim açısından bakıldığında farkındalığın gelişimi yolundaki her adım yeni ve farklı bir titreşim kalıbı yaratır. Böylece saf eterik oluştan mad denin e n yoğun haline kadar yaratılışın düzeyleri insan yaşamında belirir ve çeşitli titreşim düzeyleriyle birlikte Çark’larla temsi l edilirler. Bu gelişim, içimizde ve üzerimizde meydana gelir.
Üçüncü göz, bilince ulaşmanı n mekânı olduğundan, burada maddeyi belirleyip, ayrıştırabilirsiniz. Fiziksel düzeyde yeni gerçeklikler yaratabilir, eskileri çözebilirsiniz.
Kural olarak, bu süreç bizim yönümüzden otomatikman ve bilinçsizce gelişir. Yaşamımızdaki kararlı düşüncelerin çoğu çözümlenmemiş duygusal kalıplarla kontrol edilir ve kendimizin ve diğerlerinin fikirlerine ve önyargılarına göre programlanır. O halde, zihnimiz çoğu kez, duygu yüklü düşüncelerimizin efendisi değil uşağıdır. Bu düşünceler yaşamımızda da ortaya çıkar çünkü dışarıdan algıladığımız ve yaşadıklarımız aslında öznel gerçekliğimizin belirtileridir.
Bilincimizi geliştirerek ve üçüncü gözü açarak, bu süreci daha iyi denetleyebiliriz ve hayal gücümüz de isteklere ulaşmak için gerekli enerjiyi yaratabilir. Açık bir Sevi Çarkı’yla işbirliği içinde, yakın ve uzak mesafelere şifa dağıtan enerjiler gönderebilirsiniz.
Aynı zamanda fiziksel gerçekliğin ötesindeki tüm yaratılış düzeylerine ulaşabiliriz. Bunun bilgisi bize, sezgi, altıncı his ya da aşırı duyarlı işitme, hissetme şeklinde ulaşır. Önceden belirsizce şüphe ettiğimiz şeyler şimdi daha açık bir şekilde algılanır.
Uyumlu Çalışma
Günümüzde gelişmiş bir bilinç düzeyiyle birlikte tamamen açık üçüncü göze sahip çok az insan vardır. Emir Çarkı, gelişimini tamamlamamış olsa bile, diğer Çarkların herhangi birinden daha uyumlu çalışabilir. Bu kendini aktif bir zihin ve gelişmiş entelektüel yetenekler şeklinde gösterir. Bilimsel araştırmaya ilgi ya da felsefi gerçekleri tanımlayabilme, kısmen açık ve uyumlu çalışan Emir Çarkı’nın bir belirtisi olabilir.
Belki de, tam gelişmiş bir görselleştirme kapasitesine ve çoğu şeyi sezgisel olarak anlayabilme yeteneğine sahipsiniz. Zihniniz mistik gerçeklere açık. Görünen dünyanı n sadece fiziksel düzeyde beliren ruhsal ilkenin bir alegorisi, sembolü olduğunu fark ediyorsunuz. İdealizm ve hayal, düşünmenizin anahtar sözcükleri… Zamanla düşüncelerinizin gerçekleştiğini fark ediyorsunuz.
Emir Çarkı’nız ne kadar çok gelişirse, düşünceleriniz de o kadar kestirmeden gerçekliğin iç farkındahğına yönelir. Gittikçe daha çok sayıda insan, belirli oluş düzeylerinde, altıncı his gibi Emir Çarkı yeteneklerini geliştirmeye başlıyor; diğerleri ise gerçekliğin öteki boyutlarına (uykuda ya da meditasyon sırasında) geçici iç görüler kazanıyorlar.
Açık bir üçüncü gözün sahip olduğu yetenekleri ve algıları tüm genişliğiyle açıklayabilmemiz olanaksız. Böyle bir çalışma böyle bir kitaba sığmazdı ve biz diğerlerinin bilgilerine bağlı kalmak zorunda olurduk. Yine de, Emir Çarkı’nızı tamamen geliştirdikten sonra önümüzde neler bulunduğu hakkında genel bir fikir vermek istiyoruz.
İlk olarak, dünyayı yeni bir şekilde algılayacaksınız. Akılcı düşüncenin sınırlamaları tamamen aşılmış olacak. Düşünme tarzınız holografik olacak ve farklı yaratılış sahalarından gelen bilgileri, gelişen farkındalık yeteneğinizle bütünleştireceksiniz.
Maddi dünya size saydam görünecek. Bilinciniz İlahi olanın bir aynası oldukça, maddi dünya da, oluşun tüm sübtil düzeylerinde meydana gelen enerji dansının bir aynası olacak. Duyuüstü algılarımız o kadar açıktır ki; dıştaki şeylerin yüzeylerinin ötesinde çalışan enerjileri doğrudan algılarsınız. Hatta bu enerjileri bilinçlice kontrol edebilir ve kendi görünüm şekillerinizi yaratabilirsiniz. Fakat yine de, sınırlarını aşamayacağınız bazı kurallara bağlı kalacaksınız, yani doğal bir düzen her zaman var olacaktır.
Sezginiz ve içgörünüz gerçekliğin tüm sübtil düzlemlerine giden yolu açacak. Maddi yaratılış düzlemleriyle saf "oluş" arasında sayısız dünyalar olduğunu ve bunlarda yaşayan çok sayıda yaşam şekli olduğu nu anlayacaksınız. İç gözünüzün önünde çok yüzlü bir yaratılış oyunu oynanacak ve gerçekliğin her an yenilenen şekillerinin ve düzeylerinin sonu yokmuş gibi görünecek. Bu "yaratılış dansı" sizi hayrete düşürecektir.
Uyumsuz Çalışma
Uyumsuz çalışan Emir Çarkı’nın en sık karşılaşılan belirtisi, zihinsel alanın fazlasıyla ortaya çıkmasıdır. Yaşamınız, neredeyse tamamen akıl ve düşünceyle belirlenir. Hayatınızın tüm yönlerini entelektüel bir tavırla düzene sokmaya çalıştığınızdan, yalnızca akılcı zihninizle algılayabildiğinizi kabul edersiniz. Entelektüel yetenekleriniz çok gelişmiş olabilir ve üstün bir analiz kapasitesine sahip olabilirsiniz, fakat holistik bakış açısından ve yaşadıkların ı z ı doğal dengenin kozmik kanunlarıyla bütünleştirme yeteneğinden yoksunsunuz.
Kolaylıkla entelektüel kibir tuzağına düşebilirsiniz. Kabul ettiğiniz şeyler aklın anlayabileceği ve bilimsel metotlarla ispat edilebilen olgular. Ruhsal iç görüyü, bilim dışı ve gerçek dışı bulduğunuzdan dolayı reddediyorsunuz.
Uyumsuz çalışan Emir Çarkı’nın sahip olabileceği bir başka etki de, yalnızca güç göstermek veya kişisel ihtiyaçları gidermek için insanları veya olayları zihin gücüyle etkilemeye çalışmaktır. Bu durumda, Töz Çarkı dengesizdir ve Sevi ve Bilinç Çark’ları çok az gelişmiştir. Üçüncü gözünüz engellere rağmen açılırsa, niyetleriniz yaşamın doğal akışına zıt olsa bile gelişme gösterebilirsiniz. Fakat er ya da geç bir yalnızlık duygusu doğacak ve elde etmeye çalıştığınız tatmin uzun süreli olamayacaktır.
Emir Çarkı’ndaki yanlış yönlendirilmiş enerjilerin muhtemel bir sonucu temel Çark’lar ve diğer Emir Çark’lar uyumsuz çalıştıkları zaman ortaya çıkar. Algılamanın sübtil düzeylerine ulaşmakla beraber, aldığınız bilginin gerçek anlamını kavrayamayabilirsiniz. Çözümlenmemiş duygusal kalıplara bağlı olarak kendi hayal gücünüzle birleşirler. Bu öznel hayaller o kadar güçlü ve egemen olabilir ki, tek gerçek olduğunu düşünmeye başlarsınız. Onları dış dünyaya yansıtırsınız ve sonuç olarak gerçeklikle bağlarınızı yitirirsiniz.
Yetersiz Çalışma
Eğer Emir Çarkı’ndaki enerji akışı, önemli bir dereceye kadar engellenmişse, görüp kabul edeceğiniz tek gerçeklik dışarıdaki görünen dünya olacaktır. Yaşamınız, maddi arzular, fiziksel ihtiyaçlar ve gizli kalmış duygularla dolu olur. Spiritüel konuşmaları ve tartışmaları bir zorlama ve zaman kaybı olarak görürsünüz. Ruhsal gerçekleri reddedersiniz çünkü onları hiçbir işe yaramayan duygusuz rüya ürünleri olarak görürsünüz. Düşünceleriniz kurulu toplum düzenine göre ayarlanmıştır.
Zor koşullarda kolaylıkla bocalarsınız. Unutkan d a olabilirsiniz. Görünüşünüz bozulmuşsa, Emir Çarkı’nın yetersiz çalışmasıyla birlikte yürüyen bir etki meydana çıkar. Bu durumda, kendi içinize daha yakından bakmalı ve yüzeyin ardında yatan bölgeleri bilmelisiniz.
Daha ileriki aşamalarda, düşünme tarzınız karmaşıklaşır ve çözülmemiş duygusal kalıpların etkisine girer.
Emir Çarkı’nı Temizlemenin ve Canlandırmanın Yolları
Doğayı Yaşamak
Geceleyin yıldızlı, lacivert gökyüzünü seyrederek üçüncü gözü uyarabilirsiniz. Bu doğa deneyimi, zihninizi tüm ifade şekilleriyle sınırsız genişliklere açar. Uzayın sonsuzluğundaki gök cisimlerinin dansıyla temsil edilen, yaşamın görülen düzleminin ardındaki sübtil enerjiler, yapılar ve kanunlar hakkında size bir fikir verir.
Ses Terapisi
Müzik: Zihninizi rahatlatan ve açan, kozmik boyutlar hakkında hayaller ve duygular uyandıran sesleri kullanabilirsiniz. New Age müziği bu açıdan özellikle uygu n olacaktır fakat Emir Çarkı’nı uyaran ve uyumlulaştıran Doğu ya da Batı klasik müziği parçaları da vardır (Klasik Batı müziği; özellikle Bach).
Ses: La'dan söylenen "i" sesiyle ("iyi" de olduğu gibi) bu Çarkı harekete geçirebilirsiniz. Yukarı doğru bir hareket başlatır ve yeni içgörülere doğru esin gücünü temsil eder.
Mantra: KSHAM (KŞAM okunur)
Renk Terapisi
Saydam lacivertin Emir Çarkı üzerinde açıcı ve saflaştırıcı bir etkisi vardır. Zihne iç sakinlik, berraklık ve derinlik verir, duyguları sübtil algılama düzeylerine açar, güçlendirir ve iyileştirir.
Değerli Taş Terapisi
Laciverttaşı: Batıda kullanılan adıyla Lapis lazulinin lacivertinde, gece gökyüzünde dağılmış yıldızlara benzeyen altın rengi pirit parçaları bulunur. Lapis lazuli kozmostaki güvenlik duygusunu da ruhumuza iletir. Zihni içeriye yönlendirir, enerjilerini güçlendirir ve yüksek prensipleri anlayabilmemizi sağlar. Sezgimizi ve iç görümüzü uyararak maddi dünyanın gizli anlamının ve ardındaki enerjilerin bilincine vardırır.
Mavi Safir: Lacivert berrak, saydam bir safir zihnimizi kozmik bilgiye ve sonsuz gerçeklere açar. Titreşimlerinin bedenimizde ve ruhumuzda saflaştırıcı, dönüştürücü ve yenileyici bir etkisi vardır. Sonlu ve sonsuz arasında bir köprü kurar ve bilincimizin İlahi Sevgi'yle birlikte akmasını sağlar. Ruhsal yolda gerçeklik arayışındaki canlara berraklık getirir.
Sodalit: Lacivert Sodalit zihnimizi saflaştırır ve daha derin düşünmesini sağlar. Işıması bize dinginlik verir ve sinirlerimizi güçlendirir. Eski düşünce kalıplarını çözmemize yardım eder ve fikirlerimizi ve bilgilerimizi günlük yaşama uygulayabilmek için gerekli olan güveni ve enerjiyi verir.
Aroma Terapisi
Nane: Ferahlatıcı nane koku su üçüncü gözü n küresindeki (sahasındaki) tıkanıklıkları açar ve kişiyi eski, sınırlayıcı düşünce kalıplarından kurtarır. Zihni berraklaştırır ve yoğunlaşma gücünü arttırır. Hoş, çiçek kokulu yasemin, zihnimizi derin gerçeklerin mesajlarını taşıyan hayal ve görüşlere açar. Titreşimleri duyularımızı keskinleştirir ve Emir Çark’larının enerjisiyle Sevi Çarkı’nınkileri birleştirir.
Yoga Şekilleri
Ynana Yoga: Ynana Yoga, zihnin gerçeklik ile gerçek olmayan, sonsuzla geçici arasındaki farkı anlama yeteneğini geliştirme üzerine kurulu bir farkındalık yoludur (bilinçlilik yöntemidir). Ynana Yoga'ya göre yalnızca tek bir değişmeyen, sonsuza kadar süren gerçeklik vardır. Tanrı'nın görünmeyen yönüyle birleşene kadar dikkatini mutlak olana yönlendirir.
Yantra Yoga: Yantralar, İlahi Oluş'u tüm yönleriyle temsil eden geometrik şekilli resimlerdir. Görmeye yardımcı olurlar. Kişi meditasyon yaparak bu resmedilmiş yönlere tamamen girer ve onları iç gözlemle zihinde canlandırır.
Yaşamda Emir Çarkı
İlk temel titreşim açısından bakıldığında farkındalığın gelişimi yolundaki her adım yeni ve farklı bir titreşim kalıbı yaratır. Böylece saf eterik oluştan maddenin en yoğun haline kadar yaratılışın düzeyleri insan yaşamında belirir ve çeşitli titreşim düzeyleriyle birlikte çakralarla temsil edilirler. Bu gelişim, içimizde ve üzerimizde meydana gelir. Üçüncü göz, bilince ulaşmanın mekânı olduğundan, burada maddeyi belirleyip, ayrıştırabilirsiniz. Fiziksel düzeyde yeni gerçeklikler yaratabilir, eskileri çözebilirsiniz.
Kural olarak: Bu süreç bizim yönümüzden otomatikman ve bilinçsizce gelişir. Yaşamımızdaki kararlı düşüncelerin çoğu çözümlenmemiş duygusal kalıplarla kontrol edilir ve kendimizin ve diğerlerinin fikirlerine ve ön yargılarına göre programlanır. O halde, zihnimiz çoğu kez, duygu yüklü düşüncelerimizin efendisi değil uşağıdır. Bu düşünceler yaşamımızda da ortaya çıkar çünkü dışarıdan algıladığımız ve yaşadıklarımız aslında öznel gerçekliğimizin belirtileridir.
Bilincimizi geliştirerek ve üçüncü gözü açarak, bu süreci daha iyi denetleyebiliriz ve hayal gücümüz de isteklere ulaşmak için gerekli enerjiyi yaratabilir. Aynı zamanda fiziksel gerçekliğin ötesindeki tüm yaratılış düzeylerine ulaşabiliriz. Bunun bilgisi bize, sezgi altıncı his ya da aşırı duyarlı işitme, hissetme şeklinde ulaşır. Önceden belirsizce şüphe ettiğimiz şeyler şimdi daha açık bir şekilde algılanır.
Emir Çarkı resimler ortaya çıkarır. Bunlar sembolik olabileceği gibi, hasta için çok kişisel bir anlama sahip ya da düz anlamlı da olabilir. Var olan şeylerin (çoktan mevcut olan bir şeyi almaktır)yansımasıdır. Burada resimleri almaktan söz ediyoruz, Algılama=Alma anlamına gelir.
İmgeleme ise farklı bir şeydir. İmgeleme süreci, aktif olarak yaratmayla ilgilidir. İmgeleme sırasında zihninizde bir imge yaratır ve enerji verirsiniz. Eğer bu imgeyi zihninizde net bir şekilde tutar ve enerji vermeye devam ederseniz, en sonunda yaşamınızda gerçekleştirebilirsiniz. Böylece o imgeye form ve madde vermiş olursunuz. İmge ne kadar net ve sizin ona yansıttığınız duygusal enerji çok olursa, onu yaşama o kadar iyi geçirebilirsiniz.
Kişinin evren ve gerçeklilik yani dünyayı nasıl gördüğü ve bunun ona ne ifade ettiği ile ilgilidir. Emir Çarkı sağlıklı olarak saat yönünde döner. Pandül ile bu uygulamalar yapılabilmektedir.
Ayrıca çakranın olumlu ve olumsuz çalışması ile de açıklamalar yapılabilmektedir.
Eğer Emir Çarkı saat yönünde ters hareket ediyorsa; kişinin zihinsel kavramlar hakkında kafası karışmış ve gerçeklik hakkında yanlış ve olumsuz demektir. Kişi bunları yansıtarak kendi dünyasını oluşturur. Eğer tıkanık ve zayıfsa çakraya enerji akışı az olduğu için kişinin yaratıcı fikirleri engellenmiş demektir. Eğer çarka güçlü bir şekilde saat yönüne tersse kişi olumsuz fikirler yaratma da yeteneklidir. Eğer bu durum başın arkasındaki yönetici merkezin güçlü işleviyle birleşmişse, bu durum kişinin yaşamında bir yıkım yaratabilir.
Emir Çarkı önde iki kaşın arasında, başın arkasında arkaya açılım gösterir. Ön merkezin açık, arkanın ise kapalı olması özellikle hayal kırıklığı yaratan bir durumdur. Kişi yaratıcı fikirler ortaya atar ama bunları uygulamaya koyamaz. Bu duruma, genelde suçu dış dünyaya yükleme bahanesi eşlik eder.
Kişinin fikirlerini hayata geçirmek için adım adım yardımcı temel eğitim alması gerekmektedir.
Hayatımıza sezgi gücümüz olmadan devam etmek sanki yan ve dikiz aynaları olmayan bir otomobili sürmeye benzer. Tüm görebildiğiniz sadece önünüzdür.
Yoga, sezgi gücünü geliştirmek için çok değerli bir araçtır, çünkü her çalışma ya da meditasyon bize bedenimiz, zihnimiz ve ruhumuzla yaptığımız küçük bir araştırma olanağı tanımaktadır.
Kundalini yoga bilimi, bedenimizin her hücresinde bilgi ve farkındalık olduğunu söyler. Dünyadaki sözlerin hepsi birleşse, içimizdeki sezgi gücünü hücresel düzeyde uyandıramaz. Varlığınızın tamamı bedeninizin her bir hücresinde vardır. Bu kadim yoga bilimi de sizi hücresel düzeyde uyandırmak için özel olarak tasarlanmıştır.
Bedeniniz sizinle, simgesel anlamda ve çeşitli hastalıklar yoluyla, bu dili kullanarak konuşur.
Sezgi gücü gerçek güçtür. Hepiniz buna sahipsiniz.
Yoga ve meditasyonun, kandaki serotonin ve beta endorfin salgısını artırdığı bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Sezgi bize pek çok yolla fısıldar; bizimle konuştuğu en önemli yollardan biri de, rüyalar ve simgelerdir. Kendinizi çok basit yollarla sezgilerinize açarsanız, gerçekten büyük mesajlar da bulursunuz.





















