Deyiş Çarkı
- 15 Nis 2021
- 10 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 27 Haz 2023

Vishuddha Chakra,
Ayrıca Boyun ya da Boğaz Chakrası
Ya da İletişim Merkezi de denir

Deyiş Çarkı, boyun ile boğaz arasındaki çukurdadır. Boyun omurundan başlar ve öne doğru açılır.
Gırtlak bölgesindeki Deyiş Çarkı, bedenimizde sesimizi bulduğumuz, kişideki dürüstlük yeteneğini barındıran ve iletişim, ifade, yüksek düşünsel süreç ile ilişkilidir.
Bedende gırtlak bölgesinde, 3. omur hizasında, troid bezinin yakınındadır.
Beşinci Chakra ve İlgili Özellikleri
Renk: Soluk mavi, gümüş rengi ya da yeşilimsi Mavi
İlgili Unsur: Esir
Duyu: İşitme
Sembol: 16 taç yapraklı lotus
Yetenek: Doğruluk
Çark Algılaması: İşitme, konuşma
Bilginin Yapısı: Sesler, sözler ve müzik duyma, aynı zamanda tatmak ve koklamak
Meditasyon Pratiği: Ses dinleme
Gölge Duygular: İnkâr, yalanlama, sertlik
Element: Eter(dünya atmosferinin ötesinde bulunan ince, göksel bir enerjidir).
Aurik düzeylerde şuurun ifade edilişi: Esiri kalıp düzeyi
Şuur ifadesi: Yüksek irade
Affirmasyon: Yapacağım
Temel İlke: Varlığın birlikte titreşmesi
Bedendeki İlgili Bölgeler: Boyun, boğaz ve çene. Kulaklar, ses, soluk borusu, bronşlar boruları, ciğerlerin üstü, yemek boru su, kollar.
İlgili Salgı Bezi: Tiroid, Tiroid bezi iskeletin ve iç organların gelişiminde önemli bir rol oynar. Bedensel ve ruhsal gelişim arasındaki dengeyi sağlar ve metabolizma yoluyla yiyeceğin enerjiye dönüşüm hızını düzenler. Dahası, iyot metabolizmasını, kandaki ve hücrelerdeki kalsiyum dengesini kontrol eder.
İlgili Astrolojik Burçlar ve Gezegenler
İkizler/Merkür: İletişim, bilgi ve deneyim alışverişi
Mars: Kendini ifadede aktif oluş
Boğa/Venüs: Şekil ve oylum (hacim) duyguları
Kova/Uranüs: İlahi esin, bilginin ve bilgeliğin iletimi, bağımsızlık.
Deyiş Çarkı'nın Amacı ve İşlevi
Deyiş Çarkı, insanın ifade, iletişim ve esin yeteneğinin merkezidir. Boyunda bulunan ve arkaya doğru açılan daha küçük bir yan Çark’a bağlantılıdır. Çoğunlukla bu iki enerji merkezi tekmiş gibi görülür. Boyun çarkının fonksiyonu boğaz çarkıyla çok sık ilişki içinde olduğundan bu bölge Çarkı’nın anlatılmasında bu ikisine birlikte değineceğiz.
Deyiş Çarkı ayrıca düşük Çark’larla taç merkez arasında önemli bir bağlantı kurar. Düşüncelerimizle duygularımız, dürtülerimizle tepkilerimiz arasında bir köprü işlevi görür. Aynı zamanda, tüm Çark’larla dış dünya arasında iletişim sağlar. Deyiş Çarkı yoluyla içimizdeki canlı olan her şeyi ifade ederiz: gülmemiz ve ağlamamız, sevgi ve mutluluk duygularınız, endişe ve saldırganlığımız, niyetlerimiz ve arzularımız, düşüncelerimiz, bilgilerimiz ve iç dünyamızı algılamamız…
Deyiş Çarkı’nın ilgili unsuru esirdir. Yoga öğretilerinde, düşük Çark’lar, yani toprak, su, ateş ve havayı oluşturan temel öğe olarak görülür. Esir, ayrıca sesin de ileticisidir, genel olarak konuşulan sözün ve Yaratıcı "Kelam"ın. Özetlemek gerekirse, tüm oluş düzeylerindeki bilginin iletici ve aracı öğesidir.
İç yaşamımızı iletmemiz, öncelikle konuşulan sözle olur. Müzik, görsel ve sahne sanatları, dans gibi yaratıcı ifade şekilleri sonra ge lir. Deyiş Çarkı’nda, Töz Çarkı’nın yaratıcılığı diğer Çark’ların enerjileriyle birleşir ve esir bu enerjileri dış dünyaya iletilecek şekle dönüştürür.
Fakat yalnızca içimizde bulunan ifade edebileceğimizden, Deyiş Çarkı’nın görevlerinden biri de, belli bir iç genişlik sağlaması, düşünce ve eylemlerimizi yansıtmaya yardımcı olmasıdır. Deyiş Çarkı’nı ne kadar çok geliştirirsek, zihinsel bedenimizin o kadar bilincinde oluruz ve öteki enerji bedenleri arasındaki ayrımın farkına varabiliriz. Sonuç olarak, artık düşüncelerimiz, duyguların ve fiziksel duyuların egemenliği altında olmayıp objektif bakış açısına sahip olur.
Esir ayrıca, zamanın başlangıcından beri kaydedilmiş olayların, eylemlerin, duyguların ve düşüncelerin astral ışığı olan Akaşa kavramıyla da açıklanır. Eğer sınırsız uzay ve sonsuz gökyüzü gibi açılırsak, bilginin ve içgörünün en derin düzeyiyle ödüllendiriliriz. Esirin açık mavi, rengi Deyiş Çarkı’nın da rengidir. Böylesi derin bir bilgiye ulaşmanın en iyi yolu sakin olmak ve iç ve dış uzayımızı dinlemektir. İşitme duyusu Deyiş Çarkı’na aittir. Burada kulaklarımızı açıp Yaratılış'ın açık ve gizli seslerini dinleriz. Yine burada kendi sesimizi algılar, iç ruhumuzla ilişki kurup onun esinine sahip oluruz. Ayrıca, kişisel yol göstericiliğimize sarsılmaz bir güven duygusu geliştiririz. Yaşamdaki gerçek görevimizin, Dharma'mızın bilincine varırız. İç dünyamızın ve var oluşumuzun sübtil (gizemli) düzeylerin, maddi dünya kadar gerçek olduğu nu anlarız; gizemli sahalardan ve gerçekliğin yüksek boyutlarından bilgiyi alabilir ve yayabiliriz. Bu İlahi esin; kendimizi ifade etmemizin temeli olur.
Deyiş Çarkı yoluyla, tüm oluş düzeylerindeki mükemmelliğin bireysel ifadesini buluruz.
Uyumlu Çalışma
Tamamen açık bir Deyiş Çarkı’yla, duygularınızı, düşüncelerinizi ve iç bilginizi özgürce, korkusuzca ifade edebilirsiniz. Zayıflığınızı açığa çıkartma veya gücünüzü gösterme yeteneğine sahip olursunuz. Kendinize ve başkalarına karşı dürüstlüğünüz tavrınızda görülür.
Tüm kişiliğinizle, kendinizi ifade etme yeteneğine sahip olursunuz. Eğer uygunsa sessiz kalıp tüm kalbiniz ve anlayışınızla başkalarını dinleyebilirsiniz. Konuşmanız yaratıcı ve renkli, aynı zamanda da tamamen açıktır. Bu, isteklerinize ulaşmak için niyetlerinizle etkili bir şekilde iletişim kurar. Sesiniz gür ve melodilidir. Zorluklar ve dirençle karşılaştığınızda, kendinize karşı dürüst olup "hayır" diyebilirsiniz. Öteki insanların düşünceleri sizi yolunuzdan saptırmaz veya kandırmaz; aksine bağımsızlığınızı, özgürlüğünüzü ve azminizi korursunuz. Ön yargılardan kurtulmuş olduğunuzdan ve büyük bir iç genişliğe sahip olduğunuzdan, gizemli boyutların gerçekliğine açıksınızdır. Onlar iç sesinize yol göstererek yaşamınızı yönlendirir. Siz de kendinizi, güvenle, bu yol göstericiye bırakırsınız. Yaratılış'taki bütün tezahürlerin kendi bireysel mesajları olduğunu anlarsınız. Onlar, size yaşamlarını, evrensel oyundaki rollerini, bütünlük ve ışığa ulaşmak için gösterdikleri çabayı anlatırlar. Diğer oluş kürelerindeki yaşamla doğrudan iletişim kurma yeteneğine sahip olursunuz ve uygun olduğu zaman kazandığınız bilgiyi, tepkilerinden ve fikirlerinden korkmadan başka in sanlara da verebilirsiniz. Yaratıcı ifade için kullandığınız her şey size bilgelik ve doğruluğa da getirir.
İç bağımsızlığınızdan ve tüm varlığınızın özgür ifadesinden derin bir neşe, tamlık ve bütünlük duygusu yükselir.
Uyumsuz Çalışma
Deyiş Çarkı’ndaki enerjiler engellenmişse, bu zihinle, beden arasındaki iletişimi bozar. Bu, olay iki şekilde görülebilir. Ya duygularınızı yansıtmakta zorluk çekersiniz ve dolayısıyla çözümlenmemiş duyguları n ı z ı düşüncesiz eylemlerle ifade edersiniz, ya da kendi zihninize kapanır ve duygularınıza yaşama hakkı tanımazsınız. İzin verdiğiniz duygular, yalnızca kendi yargı filtrenizden geçebilen ve ayrıca çevremizdeki insanların yargısıyla çatışmayan duygulardır. Bilinçdışı bir suçluluk duygusu ve içten kaynaklanan korkularınız gerçek Benliğinizi görmenizi ve göstermenizi, en dipte kalmış düşüncelerinizi duygularınızı ve ihtiyaçlarınızı, serbestçe ifade etmenizi engeller. Gerçek Varlığınızı gizleyen bir yığın söz ve hareketle onları örtmeye çalışırsınız.
Diliniz kaba ya da soğuk ve mesafelidir. Kekeleyebilirsiniz. Sesiniz nispeten yüksek ve sözleriniz derin anlamlardan yoksundur. Zayıflığınızın görünmesine izin vermez, her ne pahasına olursa olsun sürekli güçlü görünmeye çalışırsınız. Sonuç olarak, kendinizi baskı altında tutuyor olabilirsiniz. Yaşamın beklentileri omuzlarınıza büyük bir yük bindirmiş olabilir. Bu durumda bir çeşit savunma tavrıyla omuzlarınızı yükseltip boynunuzu içeri çekerek kendinizi fazla yüklerden ve yeni bir saldırıdan korumaya çalışırsınız.
Deyiş Çarkı’nın istenmeyen biçimde çalışması, ifade yeteneğini başkalarını kandırmak için ya da sürekli konuşarak başkalarının ilgisini çekmek için kullanan insanlarda da görülebilir.
Kural olarak, Deyiş Çarkı’ndaki enerjileri engellenmiş insanlar "Oluş"un gizemli boyutlarına nüfuz edemez. Çünkü bu sahaları algılamak için gerekli olan açıklıktan, iç genişlikten ve bağımsızlıktan yoksundurlar.
Ayrıca, derin bir "iç bilgi"ye sahip olabilirsiniz. Sadece, başkalarının yargısından ve soyutlanmaktan korktuğunuz için onu yaşayıp ifade etmezsiniz. Bu derin bilgi, şiir, resim veya herhangi bir ifade şekliyle görülebilir. Fakat bunu başkalarıyla paylaşmak istemezsiniz. Ruhsal enerjileriniz kafanızda saplanıp kalmış olabilir. Bu durumda, dönüştürücü güçleri duygularınıza ulaşmakta zorluk çekecektir ve düşük Çark’ların enerjileri, yaşamınızdaki iç ruhsallığı anlamanız için gereken gücü ve dayanıklılığı yüksek Deyiş Çark’lara sağlayamayacaktır.
Yetersiz Çalışma
Deyiş Çarkı’nızın yetersiz çalışması, kendinizi gösterme ve ifade etme yeteneğinizi engeller. İç benliğinizi tamamen kısıtlarsınız; utangaç, sessiz ve eziksinizdir ve dış yaşamla ilgili yalnızca önemsiz şeylerden konuşursunuz.
Derin düşünce ve duygularınızı ifade etmeye çalıştığınızda boğazınız düğümlenir ve sesiniz zorlukla çıkar. Burada, kekeleme belirtisi uyumsuz çalışmadakinden daha sık görülür. Başkalarına karşı belirsiz duygular beslersiniz ve onların yargılarından korkarsınız. Ruhunuzun mesajıyla ilişkiniz kopmuştur ve sezgisel güçlerinize güvenmezsiniz.
Deyiş Çarkı’nızı geliştirmezseniz, bir süre sonra katılaşırsınız. İçinizdeki duvarların ardındaki boşluk, zamanınızın çoğunu geçirdiğiniz ve potansiyelinizi dışa vurduğunuz bu boşluk, küçük ve sınırlıdır çünkü yalnızca dış dünyayı geçerli bir gerçeklik olarak görürsünüz.
Deyiş Çarkı’nı Temizlemenin ve Canlandırmanın Yolları
Doğayı Yaşamak
Bulutsuz bir gökyüzünün açık, saydam mavisi, Deyiş Çarkı’nızda bir yansıma bulur. Bu mavi rengi tamamen emmek için yere uzanın ve rahatlayın; iç varlığınızı sınırsız gök kubbeye açın. Zihninizin açılıp berraklaştığını Deyiş Çarkı’nızdaki ve etki alanındaki daralmaların ve sertliklerin yavaş yavaş çözüldüğünü hissedeceksiniz. Şimdi kalbiniz İlahi olanın "mesajlarını" almaya hazırdır.
Mavi gökyüzünün berrak bir sudaki yansımasının, duygularınızda genişletici ve özgürleştirici bir etkisi olacaktır ve dalgaların yumuşak sesi gizli duygularınızın farkına varmanızı sağlayacaktır. Eğer gökyüzünün ve suyun titreşimlerini alabilirsiniz zihniniz ve duygularınız birbirini besleyecektir.
Ses Terapisi
Müzik: Meditatif dans ya da şarkı olduğu kadar, yüksek tonları çok olan bir müziğin de uyarıcı bir etkisi vardır. Deyiş Çarkı’nı uyumlulaştırmak ve rahatlatmak için echo efektli (ekolu) New Age müzikler dinleyin. "iç kulağı" özgürleştirir, genişletir ve açar.
Ses: Sol'den söylenen "e" sesi Deyiş Çarkı’nı canlandırır. "A"dan "i"ye yavaş yavaş inerseniz belirli bir noktada "e" sesi olduğunu fark edersiniz. Boğazın kafayla bedeni birleştirdiği gibi Deyiş Çarkı’nın "e"si kalp ("a") ile zihni ("i") birleştirerek enerjilerini dışarı yayar. "e"yi söylerken, diğer Çark sesleri arasında en çok baskıyı gerektiren ses olduğunu fark edeceksiniz.
Mantra: HAM
Renk Terapisi
Açık ve berrak bir mavi, Deyiş Çarkı’nın rengidir. Bu renk sükûnet yaratır ve sizi genişleterek ruhsal esine açar.
Değerli Taş Terapisi
Akuamarin: Aquamarinin açık mavi rengi bulutsuz bir gökyüzünü yansıtan denize benzer.
Böylece ruhunuzu, içinizdeki genişliği yansıtan bir aynaya dönüştürür. Ayrıca en derin varlığınızla iletişim kurmanıza yardı m eder ve ruhunuzun gizli köşelerine ı ş ı k ve berraklık getirir. Titreşimleri ruhumuzu saflık, özgürlük ve genişlikle doldurarak görsel berraklığa ve sezgisel anlayışa açar.
Akuamarin ayrıca, bu bilgiyi özgürce ve yaratıcı bir şekilde ifade etmenize yardım eder. Onun etkisi altında ruhunuz bir sevgi ve şifa kanalı olabilir.
Turkuaz: Turkuazın renginde gökyüzünün mavisiyle yerin yeşilinin bir bileşimini buluruz. Böylece turkuaz ruhun yüksek idealleriyle gezegenimiz i ifade etmeye yardımcı olur ve onları dünyadaki yaşamla bütünleştirir. Dahası, pozitif enerji e merek bedeni ve ruhu negatif etkilerden korur.
Kadıköytaşı: Beyaz-mavi kadıköytaşının, tiroid bezi üzerinde olumlu etkileri vardır. Zihinde sakinleştirici ve dengeleyici bir etki yaparak öfkeyi ve aşırı duyarlılığı azaltır. Rahatlatıcı etkisiyle iç e sinin kapısını açar; konuşma ve yazma yoluyla yaratıcı ifadeyi arttırır.
Aroma Terapisi
Adaçayı: Adaçayının keskin kokusu "konuşma merkezine" iyileştirici titreşimler gönderir. Deyiş Çarkı’ndaki gerilimleri gevşetir ve söylemek zorunda olduğumuz şeyleri uyumlu ve enerjik bir yolla ifade etmenize yardım eder. Ruhumuzun iç mesajların ı etkin bir şekilde iletebilmenizi sağlar.
Okaliptüs: Okaliptüs yağının ferahlatıcı kokusu Deyiş Çarkı’nı temizler ve genişletir. Titreşimleri, bizi iç sesimize döndürür ve iletişim yollarımıza yaratıcılık ve doğallık getirir.
Yoga Şekilleri
Mantra Yoga: Mantralar İlahi olanın belirli yönlerini yansıtan sihirli sözlerdir. Sessizce söylendiği gibi yüksek sesle de okunabilir. Bir mantrayı tekrarlayarak düşünceler ve duygular yavaş yavaş dönüştürülür ve böylece söz konusu mantrayla ifade edilen İlahi kozmik güçle uyum sağlanır.
Transandantal Meditasyonun bu anlamda bir farkı vardır. Öğrencinin, mantrayı, gittikçe artan bir şekilde, bilincin sübtil (gizemli) düzeylerinde yaşamasını sağlayan ve sonunda mantranın en sübtil yönlerini bile aşarak, oluşun en saf şeklini yaşamasına yardımcı olan bir tekniktir. Bu süreç, bir Transandantal Meditasyon seansında birkaç kez meydana gelir.
Yaşamda Deyiş Çarkı
Çakralar, yüksek zihinsel ve ruhsal diyarlara doğru yükseldikçe, ilerledikçe bu çakralarla ilgili elementler dünyasal olmaktan çıkar.
Gerçek sesimizin nasıl olduğunu, yaşadığımız sürece insanlara söylediklerimizin “gerçekte” ne anlama geldiğinin farkına bu çakra ile varırız. Deyiş Çarkı boyun, omuzlar, ağız, burun ve kulakları, baş ve kalp arasındaki geçidi içerir.
Kendin Ol! Bu çark ile mümkündür.
Özde kim olduğunuz gerçeğine ulaşmanın en harika yollarından biri, kendi sesiniz üzerinde çalışmak ve onu sevmekle başlar. Bu dünya sözle yönetilir ve sözü yüzeysel olan kişi de yüzeysel demektir. Sözler önemsiz değildir. Sözler gerçek güçtür. Tüm evren manyetik bir alandır. Eğer pozitif sözcükler üretirsek sevgiyi, negatif üretirsek nefreti hissederiz. Sözlerimizle olayları gerçek yaparız. Sözlerimizin gücünün ve nasıl konuştuğumuzun bedenimizi, zihnimizi ve ruhumuzu etkilediğinin gerçekten bilincine vararak, yaşantımızı sözlerin gücüyle değiştirebiliriz. Ruhun sesi, bir çan kadar berrak çınlar.
Olumsuz bir düşünceye kapıldığınızda, bunu olumlu bir düşünce ile yenin, olumsuzluğun tersini zikir gibi tekrar edin, en iyi sonucu alacaksınız. Bir arkadaşıma ne zaman “hayat nasıl gidiyor” diye sorsam hep “gerçekten zor gidiyor” derdi: ona bu cümleyi 40 gün boyunca sözlüğünden silmesini sadece hayatında neler olup bittiğini görmesi için bunu denemesini istedim. Bu çok zor bir şeydi. Buna inanmıyordu, ama sonuç muhteşemdi.
Ne Söylüyorsanız “O”sunuz!
Söylediğimiz sözler önemlidir ve bedenimizde güçlü bir şekilde etkileri görülür, hele kötü ya da sert iseler dokularımızda hücre tahribatına neden olur. Kendinizi kabullenme sevgiyle güçlendirmek isterseniz şu pratiği yapın: “istiyorum” ve “ben varım”.
Boğaz çakramızı açmak ve doğruyu söyleme yeteneğimizi geliştirmek için bu şekilde belirli sözcükleri tekrarlamak beynimize olumlu duyguları güçlendiren ve hücresel kodlanmamız içindeki eski yaralarımızı iyileştiren mesajlar göndermemizi sağlar.
Belirli bir sesi tekrarlamaya dünyanın her yanındaki kültürlerde rastlanır (bizde zikir).
Şifa veren sesler: bir doktorun sesi insan sesi veya müziğin tedavi edici gücü ve bedenin %70’i sudan oluştuğu ve ses suda kolayca iletildiği için su sesinin hücresel düzeyde iyileşme sağladığı iddia edilmektedir. Düzenli sesler meditasyon, yoga, nefes çalışmaları. Tüm bu yöntemler gerilimi azaltmada bedeni güçlendirmede ve kişiye huzur vermede işe yaramakta ve hayatları değiştirmektedir.
Size acısız bir değişim sözü veren birinin bir yalan satmaya çalıştığına inanın!
Bazen değişimle birlikte kayıpların da geldiği yadsınamaz; sizin için sağlıklı olmayan bir şeye yapışmak asla mutluluk getirmez.
Eğer değişim çok hızlı ya da yoğun olursa zamanla bilinçaltımız direnmeye başlar. Bazen insanlar bilinçsiz olarak kendi karakterlerinde gerçek değişiklikler yapmak yerine bir başkasını suçlamanın daha kolay ve daha rahat olduğuna karar verirler. Bu “bende yanlış giden bir şeyin aslında nedeni sensin” sendromudur. Eğer hayatınızın herhangi bir bölümünde mutsuzsanız onu değiştirebilecek kişi de sizsiniz.
Size ne zaman susmanız söylense, boğaz çakranızın bir bölümü kapanır, burnunuzdan aldığınız her temizleyici nefesle boğaz çakranızda açılmaya ve iyileşmeye başlar.
Sağlıklı bir diyet işe zevki karıştırmaz; önemli olan dengedir. İyileşme ve gelişmenin zorlayıcı yanlarından biri olan denge yeteneği bedenimizde boynumuzdur. Başımız ve kalbimiz arasındaki dengeyi sağlamak hayat kalitemizin en önemli etkenlerinden biridir ve bu denge sevecenlik, iyilik olarak adlandırılır.
Dürüstlük bir şeydeki küçük gerçeklerden daha önemlidir. Bu, eyleme dönüşmüş dürüstlüktür.
Eğer Deyiş Çarkı hastalıkları ya da bağımlılıklarınız varsa ve bunlar hayatınızı etkiliyorsa, bedeniniz sizi uyarmak için bilgiyi tek dil olan acı ve rahatsızlığı kullanarak size bir dengesizliğin süre gittiğini söylemektedir. Bunlar kalıtsal hastalıklar değildir. Ruhunuzun kendi gerçeğini bağırarak söyleme gereksinim ile doğrudan ilişkilidir.
Köpek gibi solumak=köpek solunumu
-Ağzınızı açarak oturun, dilinizi olabildiğince dışarı çıkarın ve tıpkı bir köpek gibi hızla nefes alıp verin. Diyafram ve göbek deliğinin gücünü de bu nefese ekleyin. Nefes aldığınızda göbek deliği dışarı doğru çıksın, nefes verirken göbek deliği içe doğru gelsin.
-Karnınızı bir pompa gibi kullanın, 1, 5 dakika sonra soluk alış veriş sesinizin gırtlağınıza doğru inmesine izin verin.
-Bunu 3 dakika kadar yapın.
Bu sayede bedeninizde ve gırtlak çakranızdaki toksinler temizlenir, kendinizi yorgun hissediyorsanız canlanırsınız, virüsten kaynaklanan hastalıklardan kurtulmayı ve sezgi gücünüzü artırmayı başarabilirsiniz. En önemlisi de eski yalan ve korkularınızı temizlemenize yardım eder, sizi doğruyu söylemeye yönlendirir.
Şarkı söylemek “İstiyorum ve ben varım” egzersizi
Boyun hareketleri
Bu çakra boğazın önünde yer alır, kişisel ihtiyaçlar ile ilgili sorumluluk alabilme ile ilgilidir. Nasıl ki yeni doğmuş bebek annesinin göğsüne bastırıldığında beslenmek için emmek zorundadır. Bütün hayat boyunca geçerlidir. Kişi olgunlaştıkça ihtiyaçlarını gerçekleştirmek işi kendi omuzlarına binmektedir. Kişinin hayattaki eksiklikleri yüzünden başkalarını suçlamayı bırakıp, ihtiyaçlarını ve isteklerini yaratmak için harekete geçtiğinde iyi işliyor demektir. Bu merkez, kişinin kendisine doğru gelen şeyi almak açısından hangi konumda olduğunu gösteren yerdir. Bu da kişinin imgelemesi ile ilişkilidir. Kişi dünyayı olumsuz görüyorsa, verilen şeylere şüphe ve olumsuz bakış getirecek, düşmanlık bekleyecek, sevgi yerine vahşet ve aşağılanma bekleyecektir. Olumsuz beklentiler, evrendeki “benzer benzeri çeker” yasası ile ona bu olumsuz girdileri çekecektir.
Bu açma-kapama süreci, alma-verme ile ilgili yanlış anlamaların hepsi, iyicil ve besleyici bir evrene güvenmeye dönüşünceye kadar sürer.
Bazen Deyiş Çarkı’nın arkasında meydana gelen özümseme unsuru, kişinin toplum, mesleği ve yaşıtları içindeki benlik hissi ile ilgilidir. Eğer kişi yaşamın bu parçasında rahat hissetmiyorsa, kendine güven eksikliğini telafi etmek için bu rahatsızlık aşırı gurur ile örtülebilir.
Boynun arkasındaki merkez, kişi başarılı, işinde güvenli ve yaşam mesleği olarak seçtiği işten tatmin duyuyorsa genellikle açıktır. Eğer kişi zorlu bir meslek seçmiş ve bunda da üstüne düşeni yapabiliyorsa merkez oldukça sağlıklıdır. Kişi profesyonel anlamda başarılıdır ve evrensel alan bu anlamda kişiyi besler.
Eğer durum bu değilse kişi elinden gelenin en iyisini yapmamaktadır. Başarısızdır ve bu eksikliği gururu ile örtmeye çalışmaktadır. Daha iyisini yapsa ya da daha çok mücadele gerektiren bir işe girse daha iyi olacağını gizli gizli bilmektedir. Ancak bu kişi ikisini de yapamaz ve altta yatan gerçek umutsuzluktan kaçınmak için gurur ile savunmaya geçer. Aslında hayatta başarılı olmadığını bilir. Muhtemelen kurban rolünü oynayacaktır. Hayat ona büyük becerisini geliştirmek için fırsatları vermemiştir. Bu gururun salınması gerekmektedir, acı ve ümitsizlik de açığa çıkartılmalıdır.
Bu merkezde, kişinin çok istediği bir şeyi yapmak için harekete geçmesine engel olan Başarısız Olma Korkusu da yer alır. Ayrıca kişisel arkadaşlıklar ve genel sosyal yaşam ile de alakalıdır. İlişkiden kaçınarak kişi kendini ortaya koymaktan kaçar ve bir yandan beğenilmeme korkusu, bir yandan da rekabet ve “senden daha iyiyim, benim kadar iyi değilsin” türü bir gururu barındırır. Reddedilme hislerimiz içerden kaynaklandığından ve sonra biz onları diğerlerine yansıttığımızdan reddedilmekten kaçmak için diğer insanlardan kaçınırız. Arzuladığımız mesleğe girme şansını kullanmak, özlediğimiz temasları kurmak ve bu duyguları serbest bırakmak bu çakrayı açma yollarıdır.





















